Tags

Related Posts

Share This

İtaat Etmenin Özgürlüğü

Gamze havada bir havlu sallayarak tekrar sahneye gelir.

Gamze: Şununla bi türlü internete bağlanamıyorum ya!

Lusia: (Gamze’ye) Bilgisayar diye bişey çıkmış! Kullandın mı hiç? (Gamze sahneden ayrılır. İsa’ya konuşarak…) Neyse… Ne diyoduk? Hee, yani Tanrı’nın biz insanları ne için yarattığını mı soruyosun?

İsa: Aynen. Sonuçta herşeyin bi işlevi var. Tanrı böyle yaratmış.

Lusia: Evet, evet biliyorum! Tanrı’yla samimi bi ilişki içersinde olmak için yaratıldık. Ama belli ki bunu beceremiyoruz, bu yüzden bize on emri verdin, di mi?

İsa: Olay emirlerden ibaret değil ama. O emirler sadece birer araç. Aslında özgür olman için verildiler.

Lusia: Özgür olmam için mi? Kural varsa özgürlük mümkün mü ki?

Ersel, morali bozuk bir şekilde, elinde bir peçeteyle sahneye gelir.

Lusia: O elindeki ne?

Ersel: Balığım. Özgür olmasını istiyodum, akvaryumundan çıkarayım dedim, ama yerde biraz çırpındıktan sonra öldü! (sahneden ayrılır)

Lusia İsa’ya öylece bakar.

İsa: Tanrı’yla samimi olmanın yolu, ve tamamen özgür olmanın yolu, yaratılmış olduğun işleve göre yaşamaktan geçer. Buna itaatten gelen özgürlüktür.

Lusia: Anladım galiba… Emirler bizim için. Özgürlüğe kavuşabilelim diye verilmiş.

İsa: Aynen öyle, ve zaman geçtikçe, itaat ettikçe; sevgiyi, fedakarlığı, iffeti, onuru, doğruluğu ve barışı öğrenirsin. Ve zaten bunlar için yaratıldın. (Ersel koşarak tekrar sahneye gelir.)

Ersel: Balığım ölmemiş! Tekrar suya koydum ve birden canlanıverdi! Hayatdolu bi şekilde yüzmeye başladı! Müthiş değil mi?

Lusia: Yaratılmış olduğu işleve göre yaşıyo demek ki!

Ersel: Demek ki öyle! (sahneden ayrılır)

Lusia: (İsa’ya) Jeton sonunda düştü galiba. Seçecek olsam, ben de yerde çırpınmaktansa Tanrı’nın sevgi dolu okyanusunda yüzmeyi tercih ederim!

Beraber sahneden ayrılırlar.

Sayfa: 1 2