Tags

Related Posts

Share This

Rüzgar ile Su

Karakterler:
Nikodim
Aramatyalı Yusuf

Eğer olursa, her iki karakter de kırk yaşlarında adamlardır.

-

Sahne: İsa’nın çarmıha gerilişinden sonra mezarın içi. Sahnede loş bir ışık vardır. Yusuf ve Nikodim her şeyi zamanında tamamlayabilmek için inanılmaz bir çaba göstermektedirler. [Oyuncuların yüzlerindeki keder oyun sonuna kadar kaybolmaz.]

-

Nikodim: (Sahnenin ön kısmına doğru yürür) Sonunda bitti! Hazırlık Günü sona ermek üzere. Allah’tan bu yakınlarda bir mezar satın almışsın.

Yusuf: (O da büyük bir kederle konuşur) Evet, Tanrı sağladı bu yeri. En azından İsa artık bir suçlu gibi ya da bir haydut gibi mezara konmayacak. Nikodim, bu zor işi sen olmadan başaramazdım.

Nikodim: Bedenini gömmek için izin almak çok uzun sürdü; bu sırada defin için gerekli malzemeleri satın aldım.

Yusuf: Hamdolsun, her şey halloldu.

İki adam da sukunetle oturur. Nihayet biri konuşur…

Nikodim: Sanırım…artık eve gitme vakti geldi.

Yusuf: Hastalanıyorum galiba. Eğer eve gidersem üzüntüden kendimi kaybedebilirim.

Nikodim: Evet. Şimdi gidersek ne olacak? Her şey buraya kadar mıydı yani?

Yusuf: Böyle bir sonla bitmemeliydi?

Nikodim: Öğrettiği, gösterdiği her şey bir toz olup havaya mı uçtu? Tanrı’nın Egemenliği aramızdadır. İsa böyle söylemişti, ve ben de Tanrı’nın Egemenliğini aramızda gördüğümüze inanıyorum.

Yusuf: Ben Tanrı’nın egemenliğini bütün ömrüm boyunca bekledim ve sonunda bir gün çıkıp geldiğinde ise her şeyi yanlış yapmıştım.

Nikodim: Beklediğimizden değil Yusuf. Tanrı’nın bizden istediği şeyi doğru yaptığımızı düşündük.

Yusuf: Tanrı’nın bizden ne istediğini bize o bildirdi. Başlangıçtan beri bize Tanrı’nın sözlerini konuştuğunu biliyorduk.

Nikodim: O zamanda sanki kaybedecek çok şeyimiz vardı…

Yusuf: Tapınak muhafızları bile onu tutuklamaya gelememişlerdi, hatırlıyor musun? Daha önce kimsenin Yüksek Kurula bu şekilde konuşmadığını söylemişlerdi.

Sayfa: 1 2 3