Tüm Dünyanın Umudu Oca07

Tags

Related Posts

Share This

Tüm Dünyanın Umudu

Karakterler                                                                                                                                                                             Yair                                                                                                                                                                                          Kadın                                                                                                                                                                                                  Kız                                                                                                                                                                                          Şarkıcı

Meryem Biliyormuydun? şarkısının ilk yarısıyla başlar. Müzik gittikçe azalır. Ve Müzik azaldıkça Yair konuşmaya başlar.

Meryem, biliyor muydun!
Çok küçük oğlun su üstünde yürüyecegini?

Meryem, biliyor muydun!
Çok küçük oğlun çocuklarımızı kurtaracak?

Biliyor muydun?
Çok küçük oğlun hayat vermeye geldiğini?
Yeni doğanın seni yenileştirecek.

Meryem, biliyor muydun!
Çok küçük oğlun körün gözünü açacak?

Meryem, biliyoru muydun!
Çok küçük oğlun fırtınaları dindirecek?

Biliyor muydun!
Çok küçük oğlun meleklerle yürüdüğünü?

O’nu öptüğünde Tanrı’yı öptüğünü?

Yair: Benim bir çocuğum var, tek bir kız çocuğum, on iki yaşında. Havrada bir yöneticiyim. Makamım doğal olarak saygı ve yetki makamı. Her zaman çok çalıştım, iyi bir aileden geliyorum, benim için işler hep yolunda gitti. Bana öğretilen, ahlak kurallarına uyarak bir yaşam sürdürdüğüm müddetçe, hayatımda meraklanacak bir sorun oluşmayacağıydı. Ve eğer bir sorun çıkarsa, bu sorunun hep bir çözümü olduğunu da öğrenmiştim daha önce. İstediğim her şeye sahiptim, buna alışmıştım.

Kadın: O kadar uzun süredir hastaydım ki, sağlıklı olmanın nasıl bir şey olduğunu, hatta insan olmanın nasıl bir şey olduğunu bile unutmuştum. Uzun süre hastalığın devam edince insanlar seni suçlamaya başlıyor. Neyin olduğunu merak ediyorlar, ya da iyileşmediğine göre, bu hastalığı hak etmek için bir şey yapmış olmalısın diye düşünüyorlar. Veya “Tanrı sana bir şeyler öğretmeye çalışıyor, neden dersini almıyorsun?” Hatta ‘Tanrı seni cezalandırıyor olmalı.’ diye düşünüyorlar. Ve bu düşünceye sahip olanlar bir tek onlar değil. “Tanrı benden nefret ediyor olsa gerek, beni ne zamana kadar cezalandıracak?” diye düşünmeye başladım.

Yair: Bir gün kızım hastalandı. Tabii doktorları çağırdım. Ellerinden gelen her şeyi yaptılar ama yaptıkları onu iyileştirmeye yetmedi. Tüm gece yanında durdum, ve giderek kötüleşmesini izledim. Kendimi hiç bu kadar aciz hissetmemiştim, ne yapabilirdim?

Attachments

Sayfa: 1 2 3